Steam ana sayfasında gezinirken, patch notları arasında kaybolurken gözümüze çarpmasını hayal ettiğimiz o şey sonunda bu sene de oluyor: Tamamen bize ait, yerli oyunlarımıza özel bir festival! Evet, yanlış duymadınız. Steam, “Made in Türkiye 2025” adıyla resmen bizim oyunlar için sahneyi hazırlıyor. Hani o Steam indirimlerinde kütüphaneyi genişletirken “Ah be, şöyle bizimkilerden de daha çok görsek” deriz ya, işte o günlerin başlangıcı bu olabilir. Kalbim şimdiden figür rafımdaki özel bir parçayı bulmuş gibi pır pır ediyor.
Nedir Bu Made in Türkiye 2025?
“Peki Eray abi, nedir bu festivalin olayı?” dediğinizi duyar gibiyim. Hemen anlatıyorum. Sektörün nabzını yakından tutan Hubogi’nin organizasyonuyla gerçekleşecek olan bu etkinlik, Steam’in takvimine kazınan ilk büyük resmi “Türkiye’de Üretilmiştir” temalı festival olacak. Bildiğiniz Steam Next Fest’leri düşünün; demolar havada uçuşuyor, geliştiriciler yayın yapıyor, her yer indirime girmiş cevherlerle doluyor. İşte şimdi bunun yerli versiyonu geliyor. Bağımsız stüdyoların o yıllarca emek verip grind’ladığı projelerinden tutun, daha büyük ekiplerin cilaladığı yapımlara kadar hepsinin global sahnede parlaması için dev bir fırsat. Bu, sadece bir indirim haftası değil, Türk oyun sektörünün “Biz de buradayız ve taş gibi oyunlar yapıyoruz” manifestosu olacak.
Türk Oyun Sektörü Nereden Nereye Geldi?
Aslında bu gelişme beni hiç şaşırtmadı. Şöyle bir geçmişe bakınca, abimin StarCraft maçlarını izlediğim günlerden bugüne köprünün altından çok sular aktı. Tek kişilik dev kadro TaleWorlds’ün Mount & Blade ile tüm dünyaya “Calradia fatihi nasıl olunurmuş” göstermesiyle kırılan bir kabuk vardı zaten. O oyunun mod topluluğu bile başlı başına bir kültürdü. Sonra ne oldu?
Pamali gibi korku türünde folklorumuzu ilmek ilmek işleyen, Stygian gibi Lovecraft evrenine Cthulhu’nun bile şapka çıkaracağı bir Türk dokunuşu yapan, Mayhem Brawler gibi sokak dövüşü nostaljisini coşturan ve Cardboard Town gibi cozy şehir kurma türüne kartondan bir dünya sığdıran nice cevher çıktı. Yani bu festival, bir başlangıç değil; yıllardır biriken potansiyelin artık bir volkan gibi patlamasıdır. Sektör, mobil oyunlardaki hyper-casual başarısını yavaş yavaş PC ve konsol tarafında daha derinlikli, daha hırslı projelere taşımaya başladı. Bu festival de o hırsın en büyük ödüllerinden biri olacak.
Festivalden Neler Bekliyoruz?
Peki şubat ayında bizi neler bekliyor? Wishlist’leri şimdiden hazırlamaya başlayın derim. Bir kere, tonla demo oynayacağız! “Bu oyunun mekanikleri OP mi?”, “Hikaye sarmış mı?” diye kendimiz test etme şansı bulacağız. Hani o kutulu oyun açarken yaşadığım heyecan var ya, işte her demoyu indirirken ona yakın bir şey hissedeceğime eminim.
Belki de aralarından bir sonraki Baldur’s Gate 3, bir sonraki Hades potansiyeli taşıyan bir oyun çıkar, kim bilir? İkincisi, tabii ki indirimler! Kütüphanenizde gözünüze kestirdiğiniz ama ertelediğiniz yerli yapımları kapmak için bundan daha iyi bir zaman olamaz. Üçüncüsü ve bence en güzeli: geliştiricilerle etkileşim. Canlı yayınlar, soru-cevap etkinlikleri… “Abi bu boss fight’ı tasarlarken ne düşündünüz?” ya da “Bu lore detayının arkasında ne var?” gibi soruları direkt muhatabına sorma imkanı paha biçilmez.
Geliştiriciler ve Oyuncular İçin Büyük Fırsat
Made in Türkiye 2025 sadece biz oyuncular için değil, asıl geliştiriciler için bir “critical hit” niteliğinde. Yıllarca üzerinde çalıştığın oyunun bir anda milyonlarca potansiyel oyuncunun ana sayfasına düşmesi… Resmen hayallerin gerçek olması gibi bir şey. Utanmayın, sıkılmayın; o güzelim oyunlarınızı tüm dünyanın görmesi gerekiyor. Kahveler hazır edilsin, klavyeler temizlensin. Yerli oyunların en büyük loot drop’una şahit olmaya hazırlanıyoruz. Bakalım bu yumurtalardan ne cevherler çıkacak. Şimdiden tüm sektöre GG WP!
GamerEgg‘i takip etmeyi unutmayın!
