Crystal Dynamics’in 2013’te Lara Croft’u baştan yarattığı efsane reboot oyunu Tomb Raider: Definitive Edition Switch kütüphanelerine sürpriz bir iniş yaptı. Sakın ha, geçtiğimiz aylarda çıkan klasik üçlemenin remaster’ıyla karıştırmayın; bu, Lara’nın o kırılgan ama bir o kadar da yırtıcı bir hayatta kalma savaşçısına dönüştüğü “Survivor” üçlemesinin ilk halkası. Geek damarım titremeye başladı bile, gelin beraber bakalım bu port neyin nesiymiş.
Definitive Edition Ne Demek? İçinde Ne Var? – Tomb Raider: Definitive Edition Switch Konsollarına Geldi
Öncelikle “Definitive Edition” lafını duyunca aklımıza ne gelmeli? Tabi ki “full paket” demek! Bu sürüm, ana oyunun yanı sıra o dönem çıkmış ne kadar DLC (indirilebilir içerik) varsa hepsini içinde barındırıyor. Kayıp Maceracının Mezarı (Tomb of the Lost Adventurer) gibi ekstra bir mezar görevi, Lara için birkaç farklı kostüm ve o dönemler çok takıldığımız ama şimdi sunucuları ne alemde merak ettiğim çoklu oyuncu modları…
Hepsi tek pakette. Fiyatı ise yurt dışında 29.99 Dolar/Euro olarak belirlenmiş. “Abi 10 senelik oyun için bu fiyat değer mi?” dediğinizi duyar gibiyim. Steam indirimlerinde bedavaya yakın aldığımız doğrudur ama burada işin içinde bir Switch portu ve Feral Interactive gibi bir ustanın emeği var. Handheld oynamanın keyfi için bu etiket tartışılır ama en azından her şey dahil geliyor.

Feral Interactive Faktörü: Performans İçin Umut Var Mı?
Gelelim işin en teknik ve benim için en heyecanlı kısmına. Oyunu Switch’e portlayan firma Feral Interactive. Bu ismi duyduğum an içime bir rahatlama geldi. Neden mi? Çünkü bu adamlar Switch’e daha önce Alien: Isolation, GRID Autosport ve XCOM 2 Collection gibi aslında donanımı zorlayacak oyunları inanılmaz başarılı bir şekilde port ettiler.
Özellikle Alien: Isolation portu, konsolun sınırlarını ne kadar zorlayabildiklerinin kanıtı gibiydi, resmen büyücülük. Bu yüzden Tomb Raider’ın da teknik açıdan sağlam geleceğine dair umudum yüksek. Muhtemelen TV modunda 1080p’ye yakın dinamik çözünürlük ve kilitli 30 FPS görürüz. Handheld modda ise 720p’de akıcı bir 30 FPS sunarlarsa, bence bu iş olmuş demektir. Update notlarını ve ilk performans testlerini dört gözle bekliyorum, CPU bottleneck yapmadan akıcı bir deneyim sunarlarsa Feral yine şapka çıkarttırır.

Oyunun Mirası: Bu Reboot Neden Bu Kadar Önemliydi?
Peki, hiç oynamamış olanlar için soralım: Bu oyun neden bu kadar konuşuldu? 2013’te Tomb Raider reboot’u çıktığında, oyun dünyası ikiye bölünmüştü. Çift tabancasıyla akrobatik hareketler yapan, dokunulmaz Lara gitmiş; yerine yaralanan, korkan, üşüyen ama hayatta kalmak için içindeki vahşi gücü keşfeden gencecik bir Lara gelmişti.
Yamatai adasındaki o ilk av sahnesi, Lara’nın çaresizliğini ve dönüşümünü anlatan sinematik anlar… Resmen karakter yazımı dersiydi. Gameplay tarafında ise o dönemlerin popüler mekaniklerini çok iyi harmanlıyordu. Yay kullanımı, siper tabanlı çatışmalar, geliştirilebilir silahlar ve yetenekler, keşfedilecek yarı açık bir dünya… Evet, “Uncharted’a çok benziyor” eleştirileri yapıldı ama kendine has karanlık atmosferi ve hayatta kalma tonuyla kendini ayrıştırmayı başardı. Kısacası, modern aksiyon-macera türünün temel taşlarından biridir.
Sonuç: Kütüphaneye Eklenir Mi?
Geldik zurnanın zırt dediği yere. Bu oyunu Switch’e almalı mı? Eğer bu oyunu daha önce hiç oynamadıysanız ve Switch‘iniz varsa, cevap kesinlikle evet. Lara Croft’un bu modern ve karanlık başlangıç hikayesini kaçırmayın. Eğer benim gibi PC’de veya başka konsollarda defalarca bitirdiyseniz, o zaman karar sizin nostalji sevginize ve handheld oyun keyfinize kalmış.
Yolda, yatakta veya bir kahve molasında Yamatai adasının o gergin atmosferine dönmek kulağa hiç de fena gelmiyor. Ben şahsen Feral Interactive’in teknik işçiliğine güvendiğim ve koleksiyon rafımda böyle bir klasiğin dijital de olsa durmasını sevdiğim için kütüphaneme eklemeyi düşünüyorum. Siz ne dersiniz? “GG WP” mi, yoksa “bu paraya değmez” mi? Yorumlarda buluşalım!
GamerEgg‘i takip etmeyi unutmayın!
