Özellikle 90’larda çocukluğunu yaşamış, konsol başında sabahlamış bizler için bir devrin kahramanları yavaş yavaş aramızdan ayrılıyor. Nintendo’nun ve tüm oyun tarihinin belki de en ikonik karakteri olan Super Mario’yu manga sayfalarına taşıyan değerli sanatçılardan Kazuki Motoyama’nın, 69 yaşında hayatını kaybettiğini öğrendik. Haber, kardeşi ve Start With a Happy Ending mangasının yaratıcısı Risa Motoyama tarafından Instagram hesabı üzerinden duyuruldu ve oyun dünyasında bir hüzün dalgası yarattı.

Kazuki Motoyama Kimdir? Hangi Mario Mangası?
Şimdi, burada bir detaya girmek şart çünkü geek’liğimiz bunu gerektirir. Mario mangası denince akla genellikle Yukio Sawada’nın hâlâ devam eden ve daha yaygın olarak bilinen “Super Mario-kun” serisi gelir. Ancak Motoyama’nın eseri, özellikle Japonya’daki bir nesil için bambaşka bir yerde duruyor. Kazuki Motoyama, 1996 yılında Kodansha’nın efsanevi dergisi *Comic BomBom* için “Super Mario 64” mangasını çizen isimdi. Yani oyun dünyasında 2D’den 3D’ye geçişin devrimini yaratan, analog stick’le tanıştığımız o büyülü oyunu alıp iki boyutlu, esprili bir formata döken ustaydı.
Bu seri, ana akım Mario-kun’a göre daha çok bir “gag manga” yani komedi odaklı bir yapıya sahipti. Motoyama’nın kendine has çizim stili ve mizah anlayışı, *Super Mario 64*’ün dünyasını, karakterlerini ve hatta boss savaşlarını alıp kendi esprili filtresinden geçiriyordu. O dönem Japonya’da çocuk olanlar için Mario’nun maceralarını sadece Nintendo 64’te oynamakla kalmayıp, okuldan sonra *Comic BomBom* dergisinin sayfalarında Motoyama’nın gözünden takip etmek büyük bir keyifti. Resmen oyunun “extended universe” içeriği gibiydi.

Bir Sanatçının Mirası ve Nostalji Treni
Motoyama gibi sanatçıların değeri, yarattıkları popüler kültür etkisinin çok ötesinde. Düşünsenize, Miyamoto’nun piksellerle yarattığı bir dünyayı alıp, ona kendi ruhunuzu, kendi mürekkebinizi ve kendi şakalarınızı katıyorsunuz. Bu, bir karakteri sadece tüketmek değil, onu yeniden üretmek ve lore’a katkıda bulunmaktır. Motoyama’nın manga serisi, bize Mario’nun sadece zıplayan bir tesisatçı olmadığını, aynı zamanda absürt komedi durumlarına düşebilen, karikatürize bir kahraman da olabileceğini gösterdi.
Bu haber, beni direkt olarak eski konsolların, kutulu oyunların tozlu ama değerli kokusuna geri götürdü. O dönemler, bir oyunun sadece kendisiyle sınırlı kalmadığı, dergilerde tam çözümlerinin, çizgi romanlarının, hatta taso’larının çıktığı zamanlardı. Bir oyun evreni, her köşesinden farklı bir içerikle genişlerdi. Kazuki Motoyama da bu ekosistemin en değerli parçalarından biriydi. Onun fırça darbeleri, binlerce çocuğun Mario’ya olan sevgisini pekiştirdi ve o piksellerden oluşan dünyanın sınırlarını kendi hayal gücüyle genişletti.
Oyun dünyası, sadece kod yazan developer’lardan veya büyük şirketlerin CEO’larından ibaret değil. İşte böyle sessiz sedasız ama bir o kadar da etkili işlere imza atan sanatçılar, bu kültürün temel taşlarını oluşturuyor. Bugün bir efsaneye, bir devrin önemli bir parçasına veda ediyoruz. Huzur içinde uyu, Motoyama-san. Bıraktığın miras ve o komik Mario çizimlerin, piksellerde ve mürekkep izlerinde yaşamaya devam edecek. GG WP.
GamerEgg‘i takip etmeyi unutmayın!
